Antik Sümer tabletlerinin incelenmesi sonucu bilim adamları, bu tabletlerde Nibiru diye bir gezegenden bahsedildiğini keşfetmişlerdir. Sümerlere göre Nibiru denen gezegen dünyadan 4 kat daha büyük bir gaz bulutundan oluşmaktadır. Bu keşif benim aklıma Dühan suresini getirdi.

Dühan kelime anlamıyla duman anlamına gelmektedir. Surede de kıyamet vaktinin geldiğinin işaretlerinden biri olarak dünyayı büyük bir dumanın kaplayacağı söylenmektedir.

9. Fakat onlar, şüphe içinde eğlenip duruyorlar.

10- Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;

11. Duman insanları bürüyecektir. Bu, elem verici bir azaptır.

12. (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).

Bu dumanın meydana geleceğini kimse bilemeyecektir. Çünkü dokuzunca ayette insanların şüphe içine de (yani emin olmayarak) eğlenip durduklarından bahsediyordur. Ve devamında ise göğün bu dumanı getireceğinden bahsediliyordur. Bunu atmosfer olarak düşünecek olursak, atmosferde böyle bir dumanın oluşma ihtimali bilimsel olarak mümkün değildir. O zaman bu duman dünya dışından gelecektir. Burada bahsedilen gök atmosfer dışındaki evrendir.

Dumanın insanları bürüyeceğini söylüyor Kuran bizlere. Dünyanın nüfusunu göz önüne alacak olursak eğer bu dumanın dünyanın her tarafını kaplayacağı anlaşılacaktır. Gök olarak atmosferi düşünürsek dünyanın her tarafını kaplayacak bir dumanı atmosferin oluşturma ihtimali gözükmemektedir. Bu da bize dumanın dünyamızın dışından geleceğini göstermektedir. Hem böyle bir şey imkânsız değildir, çünkü demir elementi de dünyada oluşmamış ve dünya dışından yeryüzüne inmiştir.

Sümerlerin Nibiru ismini verdikleri gezegen dünyadan 4 kat daha büyük bir gaz bulutu ise, bu gaz bulutu rahatlıkla dünyamızı kaplayacak, insanları saracaktır. Gaz bulutları konusuna gelince, evrende gaz bulutlarından oluşan kümlerin olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Bu dumanın insanlara elem verici bir azap olacağını söylüyor doğruların kitabı. Ve insanlar bu azaba dayanamayıp, iman ettiklerine söyleyeceklerdir. Bakalım bu imanın geçerli bir iman mı olacağını aynı surenin devam eden ayetlerinden inceleyelim.

15. Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.

16- Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız.

Ve sonuç; insanlar yine eski hallerine dönecekler. Duman geçecek ve insanlar eski yaşantılarına hemen geri dönecekler. Ne kadar da nankörce bir davranış! Eğer bu dumanın bir gaz bulutu olarak ele alırsak, dünya bu gaz bulutunun içerinde geçici olarak bulunacaktır. Birazcık kaldırmakla bahsedilen ise azabın dumanın geçmesiyle bitmediği, daha büyük felaketlerin insanları beklediğini bir sonraki ayetten anlayabiliyoruz.

Yüce Rabb’imiz yine merhametli davranıyor, insanları önce bu dumanla uyarıyor iman etmeleri için. Hiçbir kavim uyarılmadan helak edilmediğini bildiğimize göre, inanmamakta ısrarcı olanlar için bu duman büyük felaketten önce son uyarı olacaktır. Fakat yine insanlar bu uyarıyı ciddiye almayacaklardır.

İnsanlar acaba böyle yaparak kimi kandırıyorlar? Kendilerini kandırmaktan başka ne yapıyorlar ki? Son inceleyeceğim ayette neden intikam kelimesinin geçtiğine gelince, olayları sırasıyla inceledik. Kendimizi ele alalım, birisi size bir konuda bir söz verdi ya da yemin etti, ama aradan çok kısa bir süre geçti ki sözü de unuttu, yemini de. Bir insan zor durumda ve sizden yardım istiyor, siz onu böyle bir durumda yardım ediyorsunuz, fakat o insan durumu iyileşince sizi unutuyor, yaptığınız yardım aklından çıkıyor. Nasıl hissedersiniz?

İnsanın bunu yapmaktaki amacı nedir? Kimi kandırdığınızı düşünüyorsunuz siz? İşte zor durumda iken iman ettik deyip, zor durum geçince bunu unutan insanlardan Allah intikamını alacaktır.

Duman geçecek ve insanlar verdikleri sözü unutup tekrar eski hallerine dönecekler. Ve artık uyarı bitmiştir ve büyük gün gelmiştir. O gün inanıyoruz deseler de artık geçerli olmayacaktır. O gün kıyamet günüdür. Kıyametin büyük alametlerinin art arda gerçekleşeceği gündür.

Gaybı yalnızca Allah bilir, biz insanlar ise sadece işaretlere göre konuşuruz.

Kuran Allah’tandır, doğruların ve gerçeklerin kitabıdır. Bizim yaptığımız ise bu gerçekleri kavramaya çalışmaktır.

M. Özyurt

Reklamlar