GAYBI İNSANLARIN BİLMEDİĞİ KURAN’DA AÇIKÇA ANLATILIR.

Gaybı yalnız Allah bilir ve buna kimseyi ortak etmez.

“…Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin.”(5 maide 116)“O (Allah), gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz”(72 cin 26)
“Allah’ın, peygamberleri toplayıp ‘siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?’ diyeceği, onların da, ‘Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybları hakkıyla bilen ancak sensin’ diyecekleri günü hatırlayın.” (5 maide 109)

Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dahilinde) olmasın.(6 enam 59)

Peygamberler gaybı(görülmeyeni) bilmedikleri gibi, kendilerine bir yarar veya zarar verme gücüne de sahip değillerdir. Peygamberlerin görevi Allah’ın getirdiği mesajı iletmektir.

“De ki: ‘Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.’” (7 araf 188)

“De ki: Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?” (6 enam 50)

“De ki: «Ben peygamberlerden ilk defa (gelmiş biri) değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmem. Ben, bana vahyolunmakta bulunanlardan başkasına uymuyorum. Ben (Allahın apaçık uyarıcıdan başkası da değilim».”(46 ahkaf 9)

Peygamber kıyametin ne zaman kopacağını da bilemez.

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” (7araf 187)

Yalnızca bazı haberler, Kuranla birlikte Peygambere bildirilmiştir:

“O bütün gaybı bilir. Fakat gayblarını kimseye açmaz. Ancak, bildirmeyi dilediği bir elçiye bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler yerleştirir. Böylece (Allah) elçilerinin, Rab’lerinin mesajlarını gereğince tebliğ ettiklerini bilmek (yani fiilen görmek) ister. Doğrusu Allah, kullarının nezdinde ne var, ne yoksa her şeyi ilmiyle ihata etmiş, her şeyi bir bir kaydetmiştir.”(72 cin 26-27)

Örneğin; Yusuf ve Meryem’in yaşadıkları Muhammed Peygambere vahiyle bize gayb haberi olarak bildirilmiştir:

“Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kura çekerlerken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin.” (3 ali İmran 44)
“İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.”(12 yusuf 42)

Derleyen:

Petek FURKAN

Reklamlar